Excerpt for 4 Yaş Masallar by , available in its entirety at Smashwords













4 Yaş

Masallar















Eren SARI

4 Yaş Masallar

Copyright © 2017, (Eren SARI)

Tüm hakları yazarına aittir. Yazarın izni alınmadan kısmen veya tamamen çoğaltılması veya farklı biçimlere çevrilmesi yasaktır.

BİRİNCİ BASKI: 2017

Yayınevi Adresi:

NoktaE-Book Publishing

Aşağı Pazarcı Mah.1063 Sokak.No:7

Antalya / TÜRKİYE

Iletişim: noktaekitap@gmail.com

Web:http://www.noktaekitap.net

Bu kitabın tüm hakları ve sorumluluğu Eren SARI’ya aittir..

Kapak: NOKTA E-KİTAP

Yayınlayan: NET MEDYA YAYINCILIK

Nokta E-Book International Publishing









Kırmızı Balık Masalı

Mavi suların derinliklerinde yaşayan sevimli ve küçük bir balık varmış. Bu balığın ismi Mercan’mış. Mercan’ın günleri çok eğlenceli geçiyormuş çünkü her gün denizin farklı mekanlarını keşfediyormuş.

Bundan da oldukça zevk alıyordu. Zaman ilerledikçe denizde keşfetmediği yer kalmadığı için mercanın canı çok sıkılmaya başlamıştı. Çünkü artık deniz onun ilgisini çekmiyordu ve denizin dışarısındaki dünyayı merak ediyordu. Can sıkıntısı geçer düşüncesiyle oynayabileceği birilerini aramaya koyuldu. Tam o sırada arkadaşı deniz atı ile karşılaştı.

Mercan: - Deniz atı canım çok sıkılıyor. Denizin dışarısında neler var görmek istiyorum sen bana anlatabilir misin?

Deniz atı: - Mercan ben hiç denizin dışarısını görmedim sana anlatamam. Fakat istersen seninle saklambaç oynayabilirim.

Mercan: - Tamam oynayalım (mızmız bir şekilde) (Oynamaya başlarlar deniz atı ebe olur. Mercan kayanın arkasına saklanır. Fakat sıkılarak oyundan ayrılır.)

Denizde ilerlerken ahtapotu görür.

- Ahtapot amca benim canım çok sıkılıyor. Denizin dışarısında neler var çok merak ediyorum bana anlatabilir misin? demiş.

Ahtapot: - Denizin dışarısındaki hayat hiç bize göre değil. Çünkü bizim evimiz deniz. demiş.

Ama istersen seni kollarımda döndürebilirim.

(Mercan ahtapotla bir süre oynadıktan sonra canı sıkılır ve oradan ayrılır.)

Denizde ilerlerken deniz kızına rastlar.

Mercan: -Deniz kızı sen denizin dışarısını gördün değil mi bana anlatabilir misin neler var?

Deniz kızı: - Ağaçlar bulutlar insanlar gökyüzü ve çeşitli varlıklar var. Ama senin orada yaşaman mümkün değil ki, neden bu kadar merak ediyorsun?

Mercan üzüntülü bir şekilde “teşekkürler deniz kızı” der ve oradan ayrılır. Daha sonra bilge köpek balığının yanına gelir.

Mercan:- Bilge köpek balığı benim canım sıkılıyor denizin dışarısına çıkmak ve oralarda neler var görmek istiyorum der.

Bilge köpek balığı: - Bak mercan merak etmen güzel fakat senin denizin dışarısında yaşaman mümkün değil. Çünkü biz balıklar sadece suyun içerisinde yaşayabiliriz susuz kalmamız hayatımızın sonu olabilir.

Mercan: - Teşekkürler bilge köpek balığı ama ben yinede denizin dışarısını görmek ve orada yaşamak isterdim. Mercan bilge köpek balığı ile konuştuktan sonra oradan ayrılır. Denizde ilerlerken bir balıkçının ağına takılır.

Gökyüzünü bulutları görür fakat susuz kaldığı için ağda çırpınmaya başlar, bir süre sonra tekrar denize düşer.

Balıklar için denizden başka yaşamak için ideal bir yer olmadığını anlar ve neşe ile deniz içerisinde yüzmeye devam eder…















Mavi Robot Masalı

Bir varmış bir yokmuş, çooook uzak bir gezegende mavi bir robot varmış, adı da mavi robot muş.

Mavi robotun en sevdiği şey uzayı izlemekmiş, her gün renkli robot arkadaşlarına masmavi ve çok uzaktaki gezegeni gösterir, işte bir gün oraya gitmek istiyorum dermiş.

Çok uzakta ki mas mavi gezegen bizim yaşadığımız dünyaymış. Gezegenlerin arasında en mavi ve en güzel olan gezegenmiş.Mavi robotun arkadaşları her seferinde mavi robot ile dalga geçer ve mavi gezegene gitmenin imkansızlığından söz ederlermiş. Ama mavi robot asla bu hayalinden vazgeçmez her gece rüyalarında mas mavi gezegene gittiğini görürmüş.

Günler günleri takip etmiş, artık mavi robot tam 5 yaşına gelmiş. Bir akşam babasına bir şey sormak istemiş.

Mavi Robot: baba mavi gezegene gitmek istiyorum, demiş

Babası: oğlum mavi gezegen çok uzakta, oraya gitmek çok zor, ama istersen mavi gezegene bir mesaj gönderebiliriz, demiş.

Mavi robot buna çok sevinmiş, düşünüp hangi mesajı gönderebileceğine karar vereceğini söylemiş babasına.

Bir gün sonra renkli robot arkadaşları ile oyunlar oynarken,

Mavi robot mavi gezegene babasının yardımıyla bir mesaj gönderebileceğini ve hangi mesajı göndermek konusunda kararsız kaldığını söylemiş, buna renkli robot arkadaşları çok sevinmişler.Yeşil robot herkes bir mesaj düşünsün, en güzelini seçersin demiş, bu mavi robotun aklına yatmış.

Ve tüm robotlar birer mesaj söylemişler.

Kırmızı robot: Mavi gezegende yaşamak istiyorum mesajını vermiş.

Mor robot: Bütün renkler güzeldir mesajını vermek istemiş.

Yeşil robot : Hep mavi kalın, çünkü mavi size çok yakışıyor mesajını vermek istemiş. Sıra mavi robota geldiğinde, aklıma çok güzel bir fikir geldi demiş, ve arkadaşlarının verdiği mesajlardan ortak bir mesaj gönderebileceğini söylemiş, bu fikir tüm robotların aklına yatmış. Akşam olduğunda babasına mavi gezegene göndermek istediği mesajı söylemiş.

Mavi robot: Siz çok güzel bir gezegensiniz, mas mavi bir ışığınız var, bütün renkler güzeldir ama bu mavi renk size çok yakışıyor.Mesajını göndermek istemiş, babası çok sevinmiş bu mesaja ve mavi robota arkadaşları ile bu kadar güzel bir mesaj hazırladıkları için önce aferin demiş sonra size 5 yıldız veriyorum demiş..



























Maymunla Leopar Masalı

Ormanlarda avlanabilecek hayvanların hepsini bitiren leopar açlık çekmeye başlamış. Karnı zil çalarak ağaçların arasında dolaşırken maymunla karşılaşmış. Ona derdini anlatmış. Maymun leopara şöyle bir teklifte bulunmuş : "Sen de bana katıl! Ben panayırlarda çadır kurup gösteri yaparım sen de yap, aç kalmazsın."

"O ne öyle?" diye sormuş hayret içinde leopar. Çünkü böyle bir işten hiç haberi yokmuş.

"Çadır kurup, kendimizi, aklımızı ve yeteneklerimizi başkalarına göstereceğiz. Onları eğlendirip para kazanacağız," demiş maymun.

Beraberce köye gitmişler. Leopar çadırın önüne çıkmış, elindeki zilleri birbirine çarpıp şunları söylemiş:

" Değerli seyircilerim! Ünlü leopar huzurlarınıza çıkıyor.

Dünyada derisi en güzel olan hayvan benim. Gören hayran kalır bana. Geçenlerde bir kral gördü, kürküme aşık oldu! Beyler, hanımlar...İçeri buyrun!"Ama hiç kimse leoparın çadırına girmemiş. Herkes onu süzüyor ve yoluna devam ediyormuş. Biraz ötede de maymunun çadırı varmış.

"Duyduk duymadık demeyin! Usta maymun köyümüzde, onu görmek elinizde! Koca dünyayı gezdim dolaştım, her şeyi gördüm olgunlaştım. Bir gemi ile ben geldim, arkadan üç gemi ile de bilgim ve aklım geldi. Buyurun, buyurun, bu bulunmaz fırsatı kaçırmayın! İçeride her numara bizde, takla, ipte yürüme, ateşten atlama, yüksekten sıçrama!Burada her şey çok ucuz, beğenmezsen paran iade!"

İnsanlar maymunun çadırında ne olduğunu çok merak ediyor ve para verip giriyorlarmış. O gün maymunun çadırı dolup taşmış. Leopar ise ancak tek bir gösteri yapabilmiş.

Akşama maymun leopara şöyle demiş :

"Dostum, sen hata yapıyorsun. İnsanlara üzerinde ne olduğunu değil, kafanın içinde ne bulunduğunu göster. Elbisenin şatafatı ilgi çeker belki, ama sadece onu seyretmek için kimseyi çadırına alamazsın. Birazcık akıl; düzinelerce elbiseden daha kıymetlidir!"







Prensese Verilecek Hediye Masalı

Bir zamanlar kralın kızıyla evlenmek isteyen iki prens varmış. Kral, kararı kızına bırakmış. Kralın kızı "Babacığım, iki prensten birer hediye istiyorum. Hangisi beni mutlu edecek hediyeyi getirirse onunla evleneceğim" demiş.

Kral, kızının sözlerini iki prense bildirmiş. Prensler hediyelerini hazırlamışlar ve kralın huzuruna çıkmışlar. Prenslerden biri dünyanın en değerli zümrüdünü bulmuş ve kralın kızı için çok güzel bir yüzük hazırlatmış.

Bu yüzük öyle değerliymiş ki dünyada onu satın alabilecek kimse bulunmazmış. Prens hediyesini kralın kızına sunmuş. Pırıl pırıl parlayan yüzüğü görenler hayran kalmışlar.

İkinci prens hediyesini çıkarmış ve ;

"Sizin güzelliğinize layık bir hediye bulmak çok zor” demiş.

"Bir altın zerresi, altın madenine; bir damlacık su, okyanusa hediye götürülür mü? Çok düşündüm ve sonunda size bir ayna getirmeye karar verdim. Ona baktıkça güzel yüzünüzü görüp, size duyduğum hayranlığı hatırlamanızı dilerim,"

demiş.

Prenses bu açıklamadan çok etkilenmiş ve aynayı hediye eden prensle evlenmiş. Aynaya bakıp güzelliğini gördükçe, prensin ona hayranlığını hatırlamış ve çok mutlu olmuş.





























Serçe İle Dört Yavrusu Masalı

Bir varmış, bir yokmuş; bir anne serçe ve onun dört tane birbirinden şirin yavrusu varmış. Serçe, sıcak yaz aylarında yuvasında yavrularını büyütüyormuş. Gündüzleri yavruları için yem topluyor, gün boyu birkaç kez yuvaya dönüp küçükleri besliyormuş. Her geçen gün yavrularının büyüdüğünü, güçlendiğini görüyor ve seviniyormuş.

Sonbahara doğru yavrular artık iyice büyümüş, yuvada hoplayıp zıplamaya, kanatlarını denemeye başlamışlar. Birgün yine kanatlarını denerlerken, birden çıkan rüzgar yaramaz yavruları alıp yuvadan uçurmuş.

Anne serçe, akşam döndüğünde yavrularını göremeyince çok üzülmüş. Onların artık uçabilecek kadar büyüdüğünü biliyormuş ama hayata dair nasihatler vermeden, onlarla vedalaşmadan gittiklerine çok üzülmüş.

Kış ayları yaklaştığında, anne serçe tarlada yem toplarken birden yanına doğru uçan dört küçük serçe görmüş. Yavrularını hemen tanımış. Birbirlerini kucakladıktan sonra anneleri onlara nasıl yaşadıklarını sormuş.

Önce en büyük yavrusu anlatmaya başlamış:


Purchase this book or download sample versions for your ebook reader.
(Pages 1-10 show above.)