Excerpt for İlkokul 1.2.Sınıflar İçin Çocuk Hikayeleri by , available in its entirety at Smashwords













İlkokul 1.2.Sınıflar İçin Çocuk Hikayeleri







Eren SARI

İlkokul 1.2.Sınıflar İçin Çocuk Hikayeleri

Copyright © 2017, (Eren SARI)

Tüm hakları yazarına aittir. Yazarın izni alınmadan kısmen veya tamamen çoğaltılması veya farklı biçimlere çevrilmesi yasaktır.

BİRİNCİ BASKI: 2017

Yayınevi Adresi:

NoktaE-Book Publishing

Aşağı Pazarcı Mah.1063 Sokak.No:7

Antalya / TÜRKİYE

Iletişim: noktaekitap@gmail.com

Web:http://www.noktaekitap.net

Bu kitabın tüm hakları ve sorumluluğu Eren SARI’ya aittir..

Kapak: NOKTA E-KİTAP

Yayınlayan: NET MEDYA YAYINCILIK

Nokta E-Book International Publishing









ÖNSÖZ

Hikaye okuyan ya da dinleyen kimse, oradaki kahramanların rolleri ile çok hızlı bir biçimde empati kurmakta; kahramanların yerine kendini koyup mizaç ve vasıfları itibariyle kendine uygun veya en yakın görünen biriyle özdeşleşmektedir.

Hikayeler; Fertleri Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler yapar…

Sevgili Çocuklar bu nedenle sizler için derlediğimiz birbirinden güzel hikayeleri zevk ve heyecanla okuyacağınızdan eminim….

Sağlıcakla kalın, Hoşçakalın











ASLI’NIN HAYVAN SEVGİSİ

Aslı hayvanları çok seviyordu. Bir gün babasıyla sohbet ederken, babasına kendisi için sütünü içebileceği bir hayvan satın almasını istedi.

-Babası “olur kızım dedi.”

Babası onun için bir inek satın aldı.

Çünkü aslıların evi bahçeli ve oldukça büyüktür.

Aslı ineğine sarıkız adını koydu .

Aslı sarı kızı çok seviyordu.

Annesi sarıkız’ı sağarken, o da sürekli bakıyordu.

Aslı’nın en büyük dileği ise sarıkız’ı sağabilmekti.

Aslı bir gün erkenden uyandı , annesi yoktu.

Küçük kova aldı ve gizlice ağıla gitti.

Önce sarıkızı biraz sevdi , okşadı ona biraz saman verdi , saçındaki kırmızı kurdaleyi sarı kızın boynuna bağladı.



Aslı sonrada minik elleriyle sarıkız’ı sağmaya başladı.

Aslı sarı kızı biraz sağdıktan sonra ayağa kalktı. Kalkarken ayağı süt dolu kovaya takıldı ve kova devrildi süt yere döküldü.

Aslı çok üzüldü , ağlayarak bahçede çalışan annesinin yanına gitti. Yaptığını anlattı. Hatasından dolayı annesinden özür diledi. İlkokul 1.Sınıflar İçin Kısa Çocuk Hikayeleri

Annesi Aslıyı kucakladı gözyaşlarını sildi. Uzun sarı saçlarını okşadı kırmızı yanaklarından bir öpücük kondurdu.

-“Asla bir daha böyle şeyler yapma.” Dedi. Aslı da annesine , “söz veriyorum bir daha izin almadan asla böyle bir şey yapmayacağım.” Dedi.













Mayaların Kültüründe Bir Hikaye

Kan Pıhtısı-Blood Colt

Bilindiği gibi mayaların kültürü çok köklü çok güçlüdür böyle için geçmişten günümüze dünya tarihine yön veren ve daha birçok bilinmezliklerle dolu bir kültürdür şimdi Maya kültüründen alınmış bir hikayeyi sizlerle paylaşalım.

1920 yılında Robert Lowie’nin bir hikâyesinden derlenmiş olduğu söylenen bu hikaye şöyledir. Öncelikle hikayenin adı dilimize kan pıhtısı olarak çevrilmiştir. Bu Öykü Kızılderililer efsaneleri ve masalları adlı eserin yazarı olan Richard erdoes, alfonzo ortiz tarafından ele alınmıştır. Bu eser 2006 yılında İstanbul’da amfora yayınları tarafından yayınlanmış olan Öykü kısaca şöyledir.

Bir zamanlar yaşlı bir karı koca yaşarlardı. Çadırda yapılmış kulübelerinde dağlık bölgede avlanarak geçimlerini sağlarlarlardı. Bir gün bölgedeki hayvanlar kıtlık nedeniyle uzaklaşınca onlar da yemek bulamama sıkıntısı içine girerler. Yaşlı koca bir gün bizon sürüsünün izini sürer. İzleri takip eder ancak biz onu bulamaz fakat yerde kocaman bir kan pıhtısı bulur ve evine getirir. Karısına Bu kan pıhtısını yemek yapmasını söyler.

Yaşlı kadın pıhtıyı tencereye hemencecik koyar ve pişirmeye başladığında ise tencerenin içinde bir çocuk sesi yükselir. Yaşlı adam hemen çok hızlı bir şekilde tenceredeki pıhtıda bulunan çocuğu çekip dışarı çıkarır ve kurtarır.

Kurtarılan çocuk çok hızlı bir şekilde büyümeye başlar. Kendisinin kurtaran yaşlı adam artık onun babasıdır ve ona avlanmayı ok kullanmayı öğretmeye başlar.

Çocuk bir gün daha çıkar Bir Hayvan öldürür babasına onu taşımasını söyler derken her gün bir değişik hayvan avlama yat başlamıştır. Bir gün yaşlı karı kocaya evden ayrılma zamanının geldiğini söyler ve gitmeden önce fırtına çıkacağını ikisinin de çadırdan kesinlikle dışarıya çıkmamaları gerektiğini sıkı sıkıya tembih eder.

Ancak o seslendiği zaman çadırdan çıkma zamanlarının geldiğini söyler. Sonuçta da Çocuğun dediği gibi olur.Mayaların Kültüründe Bir Hikaye Kan Pıhtısı-Blood Colt

Birden bire güçlü bir rüzgar kesmeye başlar, fırtına kopar, rüzgar dindikten sonra çocuk yaşlı karı ve kocanın çadırdan çıkmasına işaret eder. Onlar çadırdan çıkarken çadırın önünde bir sürü bizonun öldürülmüş olduğunu görürler.

Çocuk yaşlı karı ve kocanın bunlarla geçimlerini sağlamasını söyledikten sonra insanların bulunduğu bir köye doğru yola koyulur ve o köye gider.

Çocuk köye vardı o zaman Köyü şefi ve karısı onu karşılar. O da onlara misafir olur derken avlanmaya başlar. Her gün değişik hayvanlar ağladığını gören Şef kızını ona vererek onun damadı yapar. Oğlan bir gün karısına kendisinin bizon sürüsüne ait bir buzağı olduğunu söyler. Buzağı kelimesini karısının kullanmasını önemle hatırlatır.

Ancak bir gün yine bizon avlarken yanlarından geçen bir bizon sürüsü için karısı “o buzağıyı öldürmeyin” , demesi üzerine çocuk atına atladığı gibi oradan hızla uzaklaşır. Bir daha da asla geri dönmez.

Gördüğünüz gibi öyküde de belirtildiği gibi çocuğu bulan yaşlı karı koca çocuğun adını Blood Colt Yani kan pıhtısı şeklinde koyarlar.









Şaşkın Katır

Şaşkın katır; Evvel zaman içinde kalbur saman içinde çok mu şirin bir katır dünyaya gelmiş. Bu katır küçükken hiçbir şey yapamazmış ve kendini hiç güvenmezmiş, ancak katırın biri küçükken Kendine hiç güvenmez miş dedik ya az önce. İşte şimdi bu katırın nasıl değiştiğini beraber göreceğiz.

Kendine güvenmeyen küçük Katırcık Etrafta çok dolanmaz , tek başına kuytu köşeleri gidermiş.

Zaman geçtikçe büyümeye başladığını fark ettikçe bu durum hoşuna gitmiş ve Yedikçe yemiş , iyice kocaman olmuş bizim minik katır.

Atlamaya , zıplamaya kendi kendine oynamaya ve kendine güvenmeye başlamış.

” aynı at dayıma benziyorum Ben Baştan ayağa bütün özelliklerimle !” diye söylenip duruyormuş.

Etrafındakiler ona, “o zaman bir koş da görelim bakalım seni !” demişler.

Bizimkinde de zaten bu heves varmış başlamış, var olan bütün hızıyla ve gücüyle koşmaya. Çok geçmeden dili dışarıda bir şekilde duruvermiş.şaşkın katır masalı



Etrafındaki herkese bir göz gezdirip, “eşek olan babam geldi şimdi aklıma , belki de ona benziyorumdur ben,” deyivermiş.

Evet sevgili çocuklar Bu hikayede bizlere gösteriyor ki kendi özelliklerimizi abartma malıyız kendimizi olduğundan daha farklı daha yetenekli görmemeliyim Herkes kendi gücü ve yeteneğini kabul edip ona göre davranmalıdır.























İyi Kalpli Bahçıvan İle Köpek

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer pire iken pireler berber iken ben nenemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken zamanlarda bir zaman bir bahçıvan ile bir köpek varmış.

Bahçıvanın biri sorumlu olduğu bahçe ile ilgilenirken az ötede karşı komşunun köpeğinin bir Çukura düştüğünü görmüş.” kendi çıkar elbet,” diye beklemiş biraz Ama bakmış ki çıkan yok. köpeği acıdığı için yardım etmeye gitmiş.Bahçıvan oraya gittiğin zaman köpeği başka şekilde çıkaramayacağınız anlamış Ve onun için inmiş çukurun içine.

Bu duruma şaşıran ve çukura inen kişinin dostmu düşmanmı olduğu anlamayan köpek adamı ısırıvermiş.Canan’ın acısıyla oradan fırlayan bahçıvan giderken bir yandan da söyleniyormuş:

” Aklını mı kaçırdın ben? bu köpek kendini öldürmek istiyormuş Demek ki… Benim neyime de onun hiç işine karışıyorum böyle ısırdı beni işte!”

Diyerek bulunduğu çukurdan çıkıp hızla uzaklaşır vermiş oradan ve bir daha kimsenin işine karışmam Ayaz karar vermiş kendi kendine bahçıvan.

Akıllı Karga ile Güzel Tavus Kuşu

Karga ile tavus kuşu karga yumurtadan çıktığından beri , herkesin ona çirkin olduğunu söylemesine çok üzülüyordu. sesi değil hiç mi hiç güzel değildi.

Karga , Bülbüller gibi güzel Ötmek, rengarenk tüylere sahip olmak istiyordu.

Bizim küçük karga Günlerden bir gün ormanda uçarken ,ağaçların arasında rengarenk tüyleri olan kocaman mı kocaman bir kuş gördü.

Hızlı hızlı hemen yanına inerek, arkadaşlık etmek istediği bu büyük kuşun yanına indiği zaman tüylerinin rengine hayran oldu.

Hele tüylerini yelpaze gibi açtığı zaman, o rengarenk tüyler ışıl ışıl güneş gibi parlıyordu.

Bir de kendi tüylerine baktı . simsiyahtı . bu büyük kuşla tanıştı ,arkadaş olmak istediğini söyledi. bizim küçük karga tavus kuşu konuşmaya başlayınca imrendiği bir kuşun sesinin kendi sesinden daha kötü olduğunu fark etti. Fakat tavus kuşunun güzelliği ile öğrenmesinden hiç hoşnut olmadı küçük karga. yine de arkadaşlığını sürdürmeye karar verdi.

Karga o sırada bir Avcı’nın gelmekte olduğunu gördü. Tavus kuşuna hemen kaçmaları gerektiğini söyledi.

Tavus kuşu hiç oralı olmadı . karga hemen uçarak bir Ağacın dalları arasına saklandı.

Avcı, tavus kuşunu görünce hemen tüfeğini doğrulttu.

Karga ,tavus kuşunun güzelliği ile belirlenmesine kızsa da , onun vurulmasına gönlü razı olmadı.

Bulunduğu yerden hızla uçtu, yerden bir taş alarak havalanıp Avcı’nın üzerine attı. Taş, tam ateş etmek üzere olan Avcı’nın tüfeğinin üzerine düştü . Avcı şaşırdı, Ateş edemedi.

Karga, tavus kuşuna Hemen çalıların içine saklanmasını söyledi . tavus kuşu , çalıların içine saklanınca Avcı onu göremeyeceği ve oradan uzaklaştı.

Tehlike geçince tavuskuşu çalılıklar dan çıktı . Karga uçarak yanına geldi . tavuskuşu kargaya hayatını kurtardığı için teşekkür etti. tavus kuşu ile karga dost oldular.

Tavus kuşu , karganın ne kadar akıllı olduğunu Her gördüğü hayvana anlatmaya başladı. Karganın akıllı davranışı bütün hayvanlar arasında konuşulmaya başlandı. kargayı her gören ona selam veriyordu.

Bir gün , tavus kuşu ile karga yine beraber dolaşmaya çıkmışlardı . küçük bir derenin kenarına geldiklerinde bir grup karıncanın dere kenarında beklediklerini gördüler. merak ederek niye beklediklerini sordular.

Karıncalar yuvalarının derenin karşı kıyısında olduğunu fakat geçecekleri köprünün yıkıldığını söylediler. Evlerine gidemiyorlar. Karga onlara yardım edeceğini söyleyerek havalandı.

Bir süre sonra ağzında uzun bir dala geldi . bu dalı derinin üzerini uzatarak karıncaların karşıya geçmesini sağladı. Karıncalar, dalın üzerinden geçerek evlerine ulaştılar.

Karganın yardımseverliği ve aklı ile yine herkes tarafından konuşulmaya başlandı. karşılaştığı her hayvan kargaya akıllılık ve yardımseverliği nedeniyle teşekkür ediyordu . Tanıştığı bütün hayvanlar onunla arkadaş olmak istiyordu.

Artık hiçbir hayvan kargaya çirkinliği ve kötü sesinden bahsediyordu .

Karga çok mutluydu . birçok arkadaşı ve dostu olmuştu . başı her sıkışan kargaya akıl danışmaya geliyor , Ondan yardım istiyordu.Yine bir gün çığlık çığlığa uçuşan bülbülleri gördü. onlar gibi rengarenk köyleri ve güzel sesi olmasını çok istemişti . Bülbüller de kargayı görünce hemen yanına geldiler.

Ağaçtaki yuvalarının rüzgarın şiddeti ile dağıldığını söyleyip yardım etmesini istediler.

Karga , bülbüllerin isteklerini geri çevirmedi. bülbüllerin yuvalarını yapabilmesi için onlara yardım etti. yuvalarının nasıl daha sağlam yapabileceklerini gösterdi. Bülbüller yuvaları bitince, hep birlikte karga için şarkılar söylemeye başladılar. Onun akıllı olmasına İmrendiklerini anlattılar. Karga da bir zamanlar onlar gibi bir rengarenk tüyleri ve güzel bir sese sahip olmak istediğini anlattı.Fakat karga , şimdi bülbülleri benzemesine ve imrenmesi ne gerek olmadığını anladığını söyledi. Herkesin ayrı ayrı özellikleri olduğunu, güzel tüylerin ve güzel sesin pek de önemli olmadığını anlattı. Herkesin kendine özgü güzellikleri ve yetenekleri olduğunu, bununla yetinmek gerektiğini herkese her fırsatta anlatmaya başlamıştı.Bütün Kuşlar havada mutlu bir şekilde uçmaya başladılar. Karga herkesin en iyi dostu oldu. kapkara rengi ve Çirkin sesi ile değil ,akıllı ve yardımseverliği ile tanındı.

Siz de akıllı ve yardımsever misiniz ? “Evet” cevabını dediğinizi duyar gibiyim.

Ne zaman, nasıl ,nerede ve kimlere yardım ettiğinizi hatırlayıp aşağıdaki yorum kısmına kısacık yazarsanız çok sevinirim.



























Uçmayı Sevmeyen Kuş

Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde Günlerden bir gün ormanda büyük bir çınar ağacının üzerinde iki tane serçe yaşıyormuş.

Bu serçelerin her ikisi de çok mutlu bir yaşam sürdürüyorlar mış.


Purchase this book or download sample versions for your ebook reader.
(Pages 1-14 show above.)